
Bankalardan kredi temininin zorlaştığı kriz dönemine tefeci sayısında artış gözlenirken, belgede sahtecilik suçu da yükseldi. Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire (KOM) Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan ve bu yıl açıklanan "2008 Faaliyet Raporu" nda geçtiğimiz yıl tefecilere yönelik düzenlenen 248 operasyonda 548 kişinin yakalandığını kaydedildi. Ekonominin küçüldüğü 2001 krizinde ise yakalanan tefeci sayısı 350 olarak kayda geçmişti.
TEFECİYE GİDENLERİN ÇOĞUNLUĞU ESNAF
Diğer taraftan 548 kişinin yakalandığı tefecilik suçunun kaynağında ise kredi kanallarında yaşanan tıkanma ve artan kredi kartı harcamaları olarak gösteriliyor. Bürolarını, ticari yaşamın canlı olduğu bölgelerde açtığı bilinen tefecilerin hedef kitlesinin, borcunu ödemekte sıkıntıya düşen esnaf kesimi olduğu kaydediliyor. Banka kredisini ödeyemediği için kara listeye giren ve finansman ihtiyaçlarını karşılarken, nakit ihtiyacını karşılamak için elindeki çeki vadesinden önce kırdırmak isteyenler kişilerin, tefecilerin kapısını çaldığı bazı polis kaynaklarından edinilen bilgiler arasında. Factoring şirketlerinin 90 günden uzun çekleri bozdurma konusunda isteksiz davranması da tefecilerin kapısına götüren nedenler arasında gösteriliyor.
BORCU BORCLA KAPATIYORLAR
Tefecilik suçunun, nakit sıkıntısı, borcu borçla kapatma, fiyatlardaki dalgalanmalar ve bil¬gisizlik gibi nedenlere dayandığı belirtilen raporda, tefeciliğin kayıtdışı ekonominin önemli bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Raporda, "Başkalarının düştüğü zor durumdan faydalanarak haksız kazanç sağlanmakta ve borçlandırılan kişinin, ekonomik yönden yıkımına neden olunmaktadır. Ayrıca, bu suç türü; tehdit, cebir ve şiddet yoluyla topluma korku salan organize suç örgütlerinin faaliyet alanını genişletmektedir" değerlendirmesinde bulunuldu.
TEFECİLERİN GÖZÜ BİREYSEL KREDİ ALANLARDA
Raporda ayrıca, tefecilerin bireysel tüketicilere yönelmeye başladığı da ortaya çıkıyor. Raporda, "Bankalar ve kredi veren diğer kurumların faiz oranlarını düşürmesi ve kredi kartlarının uzun vadeli taksitlendirmeyi mümkün kılması sonucu, insanların tüketim alışkanlıkları da değişmekte ve çok daha fazla insanımız borçlu hale gelmektedir. İyi planlanamayan harcamaların insanlarımızı borcu borçla kapatmaya yönelmeleri, tek adres olarak kendilerine tefecileri bulmalarını sağlamıştır. Bu durumun da tefecilik suçunu artırdığı değerlendirilmektedir" bilgisine yer veriliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde tefecilik suçu, kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi olarak gösteriliyor. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 500 bin TL'ye kadar para cezası öngörüyor.